Doğa boşluk kabul etmez
Siyaset ;olabilirlikler sanatı olarak tarif edildi.Bu tanım genel olup sistem tatbik eden bütün yapılar için geçerlidir.Fakat günümüzde bütün dünyaya hakimiyet kurmuş olan kapilasit düzen insanların zihnine olabilirliği; globalizm,sömürmek veya sömürülmeye mecbur olmak şeklinde yerleştirmişlerdir.Bu ise insanların çaresizliğe alıştırılması neticesinde olmuştur.Tatbik edilen sistemler insan hayatına kendilerinin ortaya koydukları çözümlerden başka çözümlerin,uygulanma imkanının olmadığı yönünde saptırmalarla fikirlerini yerleştirmişlerdir.Oysaki tersi yönde kendi orataya koydukları sistemlerinin, insana doğru çözüm verebilme özelliği yoktur,özelde konumuz islam ümmetidir! Ve onlara karşı girişilmiş;fiili,siyasi,kültürel saptırmaların neticesinde zihinler karışmış ve yönünü tayin edemez bir hale getirilmiştir.
Bugünde yeniden bu saldırılar fiili yönünü zayıflatıp,siyasi ve kültürel olarak hız kazanmıştır,müslümanların en hassas yerlerinden onlara müthiş bir saldırıya girşmişlerir.İslam ümmeti son 200 senedir yaşadığı derin boşlukta batının üzerlerine yamyamlar gibi üşüşmesiyle ezilmiş,ırzını,arzını,malını canını sürekli bir şekilde kaybetmiştir.Bu durum adeta denize düşen yılana sarılır misali bir kurtarıcı bekleme haline büründürmüş ve kendilerine ilk gülümseyenin türüne bakmaksızın ona sarılmak zorunda bırakılmışlardır.Tıpkı mısırda abdulnasıra ,tıpkı menderese,tıpkı erbakana sarıldıkları gibi sarılmak zorunda bırakılmışlardır.Ve fikri zenginliğini kaybedeli beri aynı delikten ısırılmaya devam edegelmiştir.Bu süreç bulandırılmış zihinlerin yanlış yönlendirilmelerini kuvvetlendirmektedir,oysaki bu ümmet yüz yıllar boyunca sahip olduğu islamın fikri zenginliği ve hayatta tatbik edilmesi sayesinde hükmettiği heryer'de en üst düzeyde adalet ve gelişmişliği beraberinde getirmişti.Taki o sahip oldukları onlardan alınana kadar! ve bu sonun başlangıcı oldu,ümmet ıraktan doğu türkistan'a kadar zülümlerin peneçesinde inler oldu,sahip olduğu zenginliği anlayamayan ondan beri duran her toplum yok olmaya mahkumdur.Bahsettiğimiz zenginlik öyle alalade bir fikir değil! İnsana hem dünyada hemde ahirette kurtuluşun reçetesini sunan islam akidesinin ta kendisi.Gerçekten bizler islamın sadece ruhi ve ibadetlereden müdeşekkil olmadığını onun yani islam aikedisinin insanın her sorununa köklü çözümler sunabildiğini ve onda müphem hiçbir şeyin olmadığını görür isek, muhakkak ki bugün necis fikirleriyle zihinlerimizi kirletmeye çalışan ,batının oyunlarını ve onların fikirlerini onların yüzlerine çarpmaktan geri durmayacağız.Özgürlükler diyerek sapıklar türeten, dinler arası diyalog diyerek ALLAH(c.c)iftiraları mazur görmemizi sağlayan,zorunluluk diyere ALLAHA savaş açmakla eş değer tutulan faize kapılar açan,gençtir diyerek zinayı meşrulaştıran,şuradır diyerek demokrasyi bizlere yutturmaya çalışan,bu zihniyetin sahipleri ve uşaklarının bizleri kirletmesini engellemenin yegane yolu; islamı anlama metodundan sapmadan dakik bir kavrayışla anlamaktan geçer.ki islamın hiçbir şerri hükmü insanın aklına bırakmadığını ve bu dinin mütekamil bir din olduğunun zihnimize nakşetmesinden geçer.Ve müslümanların şu kaideyi asla unutmamaları gerekmektedir,haram yoldan helale ulaşılmaz ve bu yolu dustur edinerek bizleri kandırmaya çalışanlara vereceğimiz cevap 'bizleri kendinizle helaka sürüklemenize müsammahamız olamaz olmayacaktırda'.
her şey yapılabilir