Free clock



3/7/2009 ·

Usulca yağan yağmur ıslatıyor perdesi kararmış pencerimi,
Dışarda soğuk bir haykırışla bağrışan kediler mekansızlıklarına yanmakta,
Gökyüzü herzamankinden daha zifiri ,karanlıksa bir o derece kasvetli,
Sesi dimağımda yankılanmakta, uğultusuyla rüzgarın,
Soğuk kendisini hissettirmeye inad etmişçesine dirayetli,
Sokaklar sırılsıklam,insanlarsa bi o derece kupkuru,
Yaşlı gözlerde yağmurumsu bir akış,bir o derece şiddetli
Çek vur beni namlusu paslanmış yüreğinle,
Belki az bir ölümle ,sadakatsiz bir hayatla kalırım,
Yağmur ıslat, belki yeniden yeşerir yüreğim,
Ya pencerem!
Ya yürekli kurumuş, benlikleri yanmış ölüler!
Yağmur ıslat beni üşüyeyim,
Ölüm tir tir üşüyedururken ,
Ve beklerken sabahı,gökyüzünde güneşi
Isıtması için ta yüreğimin derinliklerini,
vurulası yüreklerden uzakta vurulayım,
ölüm sessizce ağlarken,
ben kendimden, kendim benden uzakta...

Yorum (yok) Yorum yaz!

20/6/2009 · Kategori: siir

Bilmem ,suskun zihin
ellerimden kayan bir kalp,
uçurtmam kayıp,
dilim damağımda sesim kısık,

gözlerim sadece yorgun,
gecelerden kalma halsizliğim,
biçimsizce çizilmiş bir resim,
kim?
cevabını gizlediğim hissizliğim,
uçurtmam, uçurtmam kayıp

çalan şarkı
nağmesi tatsız ,okuyuşu tatsız,
o da kindar oda kızgın,
ben, ben,
ben kayıp
uçurtmam, uçurtmam kayıp
rüyalarım kabusa gebe...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

9/6/2009 ·

Bir ateş tortusuydu sanki yeryüzüne çakılmış ve figanlar yükseliyordu kimsenin duymadığı.Heryerde suratlarına sert tokatlar atılmışçasına gezinen insanlar, alev topunda yanıyorlarmışçasına yüzlerinde acı ve umutsuzluk belirtileriyle dolaşmakta ve adına buhran demekteydiler.Kimsenin sahip çıkmadığı yetim çocukları andırıyorlar, yüzlerde kaybolan masumiyet, kalplerinde figan edercesine; çıkarın beni bu derin çukurdan, haykırışlarını simaya resmetmiş gibi.
İnsanlık bu derece kendisini, kendi kendine öldürmeye meraklanmışmıydı bilemem ama yaşadığım ve bildiğim bir şey var ise insanlık bunun için bir yarış halinde.Bedeni kedisine adeta  son kullanma tarihi olmayan ilaç kutusu gibi gelmekte ,sınırsızlık adeta yarış pistindeki formula aracını zihinlere çağrıştırmakta!Belkide bilmediği içinde boğulduğu mana verdiğinin yanlışlığını kavrayamadığı, şu hayatta oluşunun bir yanlış anlamasının neticesi,yada yanlış anlatılışının yada öyle görmek isteyişinin,hangisi olursa olsun bu yanlış algılayışın derinliğinde hissleri körelmiş zihni adeta hummaya tutulmuşun hali gibi titremekte ve kendisinden geçmekte.Olmayanı yaşamak ne mümkün yaşanan ise ne acı ,bir teselli bulacak kapı arkadan kitlenmiş,anahtarı nerden bulabiliriminse cevabı bir o derece karmaşık.Yanlızlık içinde; tutun ellerimden figanları yaşayışın ta kendisinde hissedilmekte.sadece bir el sıcak bir el' ateşe gidiyorum' diyen ele uzanacak.O el çokmu uzakta?

Yorum (yok) Yorum yaz!